Karşılaştığımız zorluklar karşısında hissettiklerimiz, aklımızdan geçenler ve tüm bunlarla başa çıkma biçimlerimiz deneyimlerimiz, öğrendiklerimiz, mizaç özelliklerimizle birleşerek şekilleniyor aslında…
Sevilmek, bağ kurmak, değer görmek, güvende hissetmek ve özgürlük gibi temel psikolojik ihtiyaçlarımız karşılandığında da içimizdeki sağlıklı yetişkin güçleniyor ve zorluklarla işlevsel bir şekilde başa çıkan yanımız gelişiyor.
Denge noktamız gibi de düşünebileceğimiz bu yanımız; incinen, öfkelenen, isyan eden, talep eden, cezalandıran, kaçınan, çabalayan diğer yanlarımız arasındaki trafiği yönetiyor bir bakıma…
Tıpkı bir deniz feneri gibi duyguların ve düşüncelerin arasında kaybolduğumuzda yolumuzu aydınlatıyor.
Karşılaştığımız zorlu durumlarda duygular ve zihnimizin içinde savaş veren düşüncelerin arasında çırpınmadan önce durup nefes almak ve içimizdeki fenerin yolu göstermesi için bu kaotik çemberin bir adım dışına çıkmak yolumuzu, ihtiyacımızı anlamak için o kadar kıymetli ki…
Şema terapide sağlıklı yetişkin dediğimiz bu denge noktamızı güçlendirmek karşılaştığımız güçlüklerin oluşturduğu karanlık denizde bize yol gösteren bir deniz feneri işlevi görüyor. Bu fenerin ışığını güçlendirmek için tek ihtiyacımız olan ortalığı karartan ya da dalgalandıran o incinmiş yanımızın ihtiyacını anlamak ve karşılamak…
İçimizdeki deniz fenerlerinin zihnimizi aydınlatması dileğiyle…